Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Yaşar Kutlu
Yeşil on lira ya da bir hayatın değişimi
23.11.2021



 

 


 

1973 yılının son bahar ayları, okullar açılmış. Bende beş yıllık zorlu ilkokul yıllarımı geride bırakıp ortaokula ya da kuran kursuna gitmeye aday bir öğrenciyim. Cennet mekân babacağızım uzun uğraşılarım sonucu Dursunbey Merkez Kuran Kursuna kaydımı yaptırdı. Öykü ya da hikaye yazmayı becerebilirsem sanırım yüzlerce hikaye çıkar. Bakkal Rasim amcadan alamadığım kırık leblebiyi mi yazsam, Nuri Erbek Uludağ gazozunu mu yazsam, hala devam eden Yusuf Çolak abim gibi dostlarımı mı yazsam. Yok bu gün yeşil on lirayı yazacağım. Kuran okumayı öğrendim övünmek gibi olmasın kursun iyi öğrencilerindenim Salih kılıç hocamız Allah razı olsun yaşıyorsa rabbim uzun ömürler versin muhterem bir hoca efendi ama şunu da belirtmek isterim Müslümanlar o gün de, bu günde Kuranı ve Sünneti maalesef tam anlamıyorlar, cemaatçilik o zamanda vardı ve hocamızı bizden ayırdılar neyse bu uzun konu . Birkaç aylık öğrenciyim bir hafta sonu köyüme gittim, giderken yol parasını bir arkadaşımdan borç aldım. Beş lira kağıt beş lira bilenler bilir. Pazar günü posta treniyle piribeyler istasyonundan Dursunbey istasyonuna geleceğim tabi piribeylere kadar yürüyeceğim yaklaşık iki saatlik mesafe, tren parası, otobüs parası beş lira tutuyor.

Sabah anacağızım kaldırdı ocak başında ateşi yakmış çayı demlemiş, yumurta kaynatmış ekmeği kızartmış ve bolca tereyağı sürmüş, yağı tam emsin diye kızarmış ekmeği çizmiş tamamen organik tereyağı buram buram kokuyor. Elimi yüzümü yıkayıp sofraya oturdum daha bir lokma yemeden anacağızım kabak çekirdeği ve yumurta paralarını biriktirmiş kâğıt bir beş lira verdi sevinerek ve gülerek onun için çok önemli evladına harçlık vermesi ve beş lira çok para anam için. Ana başka para yok mu dedim yok yavrum hepsi bu dedi. Babamı sordum nerede diye hayvanlara gitti oğlum dedi babam hayvana gitmez normalde abim gider ama okumaya giden çocuğuna harçlık veremeyeceği için dağlara vurmuş kendini. Ana bu para bana yetmez zaten beş lira yol parası tutuyor, beş lirada borcum var on lira bari yok mu dedim yok oğlum dedi ve odamıza bir hüzün çöktü kızarmış ekmeğim, haşlanmış yumurtam öylece kaldı çayımda. Ağlayarak yazlığa (salona) çıktım. Anamda içerde ağlıyor. Sokak kapımızdan bir ses Hüseyin aga, feride abla nerdesiniz diye bağırarak biri geliyor. Aile dostumuz mekanı cennet olsun Akçaalan köyünden Çalçaklının Ali abi ben toparlanmaya çalıştım ama halim belli hala unutmadığım ve unutamayacağım sözler.. Hafız sen okula gitmiyor musun? Bakil hocanın ramazan koşa koşa gidiyordu, kavasların Ramazan türkü çağıra çağıra gidiyordu sen daha buradasın. Yoksa derslerini bilemiyor musun? Beni kucağına aldı ve eve girdik anam zar zor durumu izah etti kendi halince, beş lirada sofranın yanında duruyor. Empati ya da hemhal olmak deriz ya Ali abinin hareketi beni kucağından indirdi siyah cüzdanını çıkardı ve Feride abla benim Hüseyin agama borcum vardı onu vermeye geldim bak denk geldi hafıza harçlık oldu dedi ve yeşil on lirayı anama verdi oda bana verdi, sofranın yanındaki beş lirayı da verdi anacağızım kim tutar beni fırladığım gibi piribeylerin yolunu tuttum. Tereyağlı ekmeğim, haşlanmış yumurtam ve çayım kaldı ama benim okuma serüvenim devam etmiş oldu.

Şimdi düşünüyorum da Ali abinin babama borcu yokmuştur. Sadece beni üzmemek için ve gönlümü almak için o şekilde söylediğini düşünüyorum. Velhasıl yeşil on lira benim okumama sebep oldu. Hani bir hikaye vardır çok meşhur bir din alimi büyük bir salonda yada camide vaaz ediyormuş bütün cemaat dikkatle dinliyor meşhur hocayı.. Hoca sözlerine şöyle başlıyor. Efendiler beni gözünüzde çok büyütüyorsunuz ben sizin tahmin ettiğiniz kadar çok alim birisi değilim ben YİRMİBEŞ KURUŞLUK Müslümanım deyince cemaatte tedirginlik ve dikkat başlıyor. Hoca Efendi'nin açıklaması oldukça manidar... Ben diyor küçük bir çocukken bizim mahalle camisinin avlusunda oynuyordum aksakallı yaşlı bir amca bana yirmi beş kuruş verdi ben hep o yirmi beş kuruşu alırım düşüncesiyle camiye geldim Kuran öğrendim okudum bu gün bu hale geldim.

(Yusuf Çolak Karacabey'de İmam-Hatiplik, Ramazan Dumanoğlu Soma'da öğretmenlik Ramazan Altınel Gönen'de İmam-Hatiplik yapmaktadır.)

 


Bu yazı 336 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir

SON YORUMLAR

Bengises [email protected] | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim