Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Dilruba Yılmaz
Kişinin özgürlük ve güvenlik hakkı
23.11.2021

 

 

 


 

Geçen haftalarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında insanın yalnızca insan olmasından kaynaklanan haklarından bahsetmiştik. Önümüzdeki yazılarda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamız temel alınarak bu hakların neler olduğunu açıklamaya çalışacağım.

 

İlk olarak hangi haktan başlanılması konusunda büyük kararsızlıklar yaşamakla birlikte, çevremden aldığım soruların etkisi ile kişinin özgürlük ve güvenlik hakkından başlamaya karar verdim.

 “Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19. maddesinde ve “özgürlük ve güvenlik hakkı”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinde düzenlenmiştir. Kişi özgürlüğü; en basit tabir ile kişinin dilediği gibi karar vererek hareket edebilmesi, yer değiştirebilmesi şeklinde açıklanabilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. Maddenin ilk fıkrasındaki “Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir.” ifadesiyle kişinin özgürlüğüne müdahale edilemeyeceği düzenlenmiştir. Takip eden fıkralarda ise yasanın öngördüğü usule uyulması şartı ile istisnalar sınırlı olarak sayılmıştır. Bu istisnalar; yetkili mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararı sonrasında tutulma, mahkeme tarafından verilen bir karara uyulmaması sebebiyle veya yasanın öngördüğü bir yükümlülüğün uygulanması amacıyla yakalanma veya tutulma, suç işlendiğinden bahisle inandırıcı sebeplerin bulunması veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engelleme zorunluluğunu haklı gösterecek makul gerekçelerin varlığı halinde yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanma ve tutulma, küçüğün gözetim altında eğitimi için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği veya yetkili merci önüne çıkarılmak üzere tutulması, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engellemek amacıyla, hastalığı yayabilecek kişilerin, akıl hastalarının, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılarının veya serserilerin tutulması ve usulüne aykırı olarak ülke topraklarına girmekten alıkoyma veya hakkında derdest bir sınır dışı ya da iade işleminin olması nedeniyle yakalanma veya tutulmalıdır.

Anayasa’nın 19. maddesinin ilk fıkrasında, yine “Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.” ifadeleri ile kişi hürriyetine müdahale edilemeyeceğine dair kuraldan bahsedilmiştir. Devamında da AİHS’nin 5. maddesine benzer bir sistematik izlenmiş, özgürlüğün kısıtlanabileceği sınırlı haller sayılarak devam edilmiştir.

                Kişilerin, Anayasa’nın 19. maddesinde ve AİHS’nin 5. maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiası ile idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması koşuluyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmaları mümkündür.

                Kişi özgürlüğü, özgürlüklerin tümünün hukuki güvencesi olarak kabul edilmekte ve bireye güvence vermektedir; bu güvencelerin başında iktidar sahiplerinin yetkilerini kötüye kullanmalarına engel olunması suretiyle kişiye gerçek koruma sağlanması gelir. Kişi güvenliği, 1789 tarihli Fransız Bildirisi’nin 7, 8 ve 9. maddelerinde “tabiî hak” olarak düzenlenmiştir. Düzenlemelerin amacı, bir hukuk devletinde bireyin hem diğer kişilere hem de devlete karşı fiziki ve moral bakımlarından korunmasını güvence altına almaktı. Güvenlik sayesinde birey, bedensel bütünlüğe, fiziksel özgürlüğe kavuşabilir. Tüm haklarımızı kullanabilmemiz için öncelikle kişi özgürlüğünün sağlanması ve bu özgürlüğün kullanılabilmesi için de kişi güvenliğinin sağlanması gerekmektedir.

Av. Dilruba Yılmaz


Bu yazı 483 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir

SON YORUMLAR

Bengises [email protected] | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim