Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Şakir Albayrak
Bu mezarın yönünü düzeltmek kimin görevi?
02.11.2021

 

 

 

 

 

 

 

26 Eylül 1975 günü şimdiki TTM'nin yerinde faaliyette bulunan Balıkesir Şehirlerarası terminalinde Balıkesir 'e ayakbastım.

Şehri tanıdıkça ve şehre alıştıkça şehir hakkında muhtelif kanaatlere sahip oldum.

Hiç unutamadığım ders niteliğinde bir mahcubiyetim vardır: Bir otele yerleştim. İkindi vakti olmalı. Namaza hazırlandım, müsait yer sordum. Sorduğum zat, otelin sahibi olduğunu sandığım, sonradan öyle olduğunu öğrendiğim zat idi. Seccade sermeden evvel kıble yönünü sorunca "Minareyi görüyor musunuz? "dedi. Gördüğümü söyleyince kıbleyi öğrenmiş olmam gerektiğini söyledi.

Ben şaşkınlığımı görünce minareye doğru bakarak" Şu gördüğün kapı, müezzinin ezan okumak için minareden şerefeye çıktığı yerdir. Bu kapılar, tekmil camilerde kıble yönündedir. "deyince aynaya bakmış olsaydım kulaklarımın da kızardığını görürdüm. Bu, o ana kadar hiç öğrenmediğim bilgiydi.

Bundan aldığım dersle daha sonraları, daha araştırıcı gözle etrafa bakmaya başladım. İlk işlim, Balıkesir 1967 il Yıllığını Gözden geçirmem oldu. Buradan Balıkesir’e dair çok şey öğrendim. İlin Binden çok köyü, bir kaç da nahiyesi vardı.

İlle dair kendimi geliştiriyordum.

Şehirde dişe dokunur işler yaptığımı zan ve kabul ediyorum. Ebetteki öznel bir hüküm...

Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin 06 Şubat 1923'te Balıkesir'i teşriflerinde Paşa Camii'nin minberinden halka irad buyurduğu nutkunun başlangıç kısmında “Kanun - i esasi Kur' an-ı azim ü şandaki NUSUStur. " ibaresindeki " NUSUS " kelimesi, anılan nutkun tam metin halinde Gazi Paşa hazretlerinin doğumunun 100.sene-i devriyesinin hatırası olarak Paşa Camii'nin kıble yönüne göre sağ duvarının dış cephesine pirinç levha üstüne nakşedilirken" Husus " şeklinde yazıldığını görünce doğrusunu ispatlayıp düzeltilmesine sebep olan bendim.

Şimdi ise başka bir fahiş hataya daha dikkat çekmek, tashihini temin etmek vazifesinin uhdeme kaldığı kanaatiyle bu ifşaatı yaymak zarureti hâsıl oldu.

Sadede gelirsek Balıkesir’imizin kadim belediye binası (Şimdiki Kuvayı-ı Milliye Müzesi) yanındaki Hacı Ali Camii'nin haziresinde bir bakışta mezar olduğu kabul edilen bir yapı var. Bakımlı olduğu da yanına varınca anlaşılıyor. ( Bu, kıblesiz mezarla ilgili bir hatıramı da kaydedeyim. Hacı Ali Camii’ni şadırvanından abdest alırken İl Halk Kütüphanesinden emekli Mehmet ağabey oradan geçerken ban selam verip “ Kültür Müdürlüğü, bu mezarın kime ait olduğunu araştırıyor, bana sordular, ben de bilse bilse Şakir hoca bilir dedim. Sana onlardan biri ulaşmadan evvel, sen git onlara gerekli bilgiyi veriver.” dedi. Ben de derhal, 1935 yılında Öğretmen okulu mezunu oluğunu 2011 yılında 99 yaşındayken kaybettiğimiz rahmetli muharrem Eren hocamızı Eski Edremit caddesinden Baş çeşme mezarlığı yönüne giderken sol taraftaki mütevazı evinde ziyaret ettim. Meseleyi arz ettim. Orada metfun zatın,

Salih birine ait olabileceği gibi cami inşaatında çalışanlardan birine de ait olabileceğini söyledi. İşitme güçlüğü çeken merhum hocamız ile yazılı anlaştıktan sonra verdiği bilgiyi yazarak altını imzalattım. Kültür müdürlüğüne teslim ettim. Bu teslimat makbuz mukabili olmadığından öznel bir ifade olmayı aşamıyor.

Sadede gelirsek anık mezarın bir ucundaki taş, - zaten bir taş var. -

Batı yönünde olması gerekirken bariz bir şekilde kuzey yönündedir. Hal böyle olunca mevtanın sağ tarafı kıble yönünde değil. Müslüman ahalinin yaşadığı bir beldede bu durumun fehmedilmeyişi acayip ve garaip bir vaziyet değil de nedir? Tenhada olsa ki olmaz (Müslümanların mezarlıkları gayet şuurlu bir tavırla özellikle yol kenarlarına, -dua ehlinin dualarına muhatap kılınmak için olsa gerek- yapılmıştır.)  önemsenmeyebilir. Aradan yıllar geçince defin işine örnek gösterilmeyeceğini nereden bilebiliriz zira bu yanlışlığın teyidi için meselenin çözümünü bilmeme rağmen ben de Zağanos Paşa Camii'nde aldım soluğu. Evvela Zağanos Paşa hazretlerinin sandukasını tetkik ettim. Diğer kabirleri de gözlemledim.

Paşa Camii haziresindeki mezarların kâffesinin sol tarafının caminin kıble duvarının dış cephesine dönük, sağ taraflarının da kıbleye doğru olduğunu görerek mutmain oldum.

Yıllar önce bir köşe yazımda " Düşünmek için maaş alanların düşünmemesine rağmen" Ben ve bizler bedava düşünüyoruz. " demiştim. Halen sözümü tutuyorum.

 

 

 

 


Bu yazı 644 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir

SON YORUMLAR

Bengises Gazetesi@ | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim