-- Adversting 9 REKLAM ALANI --

-- Adversting 10 --

Gençliğe Armağan

19:52:07 | 2022-05-28
Dilruba Yılmaz
Dilruba Yılmaz      [email protected]

19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bağımsızlık ve istiklal mücadelesinin ateşlendiği bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.

Yazıya herkesin bildiği Sokratesin Savunması kitabının kısaca bir özetine bakarak devam edelim. Yunan filozof Platon Efatun tarafından yazılan eserde, Sokrates bazı kişiler tarafından suçlanmaktadır. Sokrates'in kötü, yalancı bir insan olduğu, her şeye karıştığı, eğriyi doğru diye gösterdiği gibi suçlamalar ortaya çıkmıştır. Bu süreçte, Sokrates kafasını meşgul eden soruların cevabını ararken çevresinde olan bitenlerin farkına varmamıştır. Etrafındaki pek çok kişi, onun gençleri doğru yoldan ayırdığını, tanrıların yerine yeni tanrılar koyduğunu söylemektedir. Bu söylentiler onu mahkemeye sürükler. Sokrates, mahkûm olursa suçlandığı gibi tanrıtanımaz olduğu için değil üzerine kin çektiği içindir. Bu gelişmeler karşısında, Sokrates çok soğukkanlıdır. Ölmek veya mahkûm olmak onun umurunda bir kişinin idam cezası almamak için para cezası ya da sürgün gibi bir ceza önermesi beklenir, değildir, o sadece doğruların peşindedir. Tehlike karşısında yılmamak, korkmamak onun prensibidir. Ona göre insanların en çok korktuğu şey olan ölüm aslında kaçınılacak bir şey değildir. O sadece kötülük yapmaktan korkar. İnsanlara, hep ahlakı, erdemi öğütlemiştir. Mahkeme kendisini suçlu bulur ve sonrasında Sokrates’e kendisine verilebilecek bir ceza önerme fırsatı verilir. Normalde bu durumda ancak Sokrates yine herkesi şaşırtır. Felsefi bir argüman sunar: Yanlış bir şey yapmadığına göre, eğer adil olmayan bir ceza önerirse adaletsizliğin bir parçası olur (ki bu sebeple Sokrates’in hakkettiğini öne sürdüğü “ceza” Olimpiyatlar’ı kazananlara ödül olarak verilen ömür boyu ücretsiz yiyecek ve yataktır). Bunun üstüne idam cezası kararı verilince, Sokrates’in arkadaşları hapishane muhafızlarına rüşvet vererek Sokrates’i şehirden kaçırmayı teklif ettiler. Ama Sokrates felsefi açıdan bunun da adil olmayacağını söyleyerek tekliflerini reddeder. Nihayet Sokrates’in zehri içme vakti geldiğinde, bütün dostları perişan haldedir. Ancak Sokrates, ölümden neden korkulmaması gerektiğine dair felsefi bir argüman sunar, ve Platon’un anlatımına göre son anlarına kadar neşeli ve keyifli kalmıştır.(1) Sokrates, Atinalılardan son bir şey diler: Çocukları erdemden, doğruluktan ayrılırsa kendisinin Atinalılara gösterdiği gibi onlara yol göstersinler. Çocukları kendilerine fazla değer verir ve bu dünyada bir hiç olduklarını unuturlarsa onları azarlamalarını ister Atinalılardan. (2)

Atatürk’ün bağımsızlık ve istiklal mücadelesinin başlangıcını Türk gençlerine armağan etmesinden de anlaşılacağı üzere gençler bizim umutlarımız geleceğimizdir. Gençlerimizi yetiştirirken onlara geleceğimizi emanet ettiğimiz bilinci ile hareket etmeliyiz. Sokrates’in hikayesinde de değindiğimiz üzere onlara, hayatta bilgiyi aramaktan, kendilerini ve çevrelerini geliştirmekten vazgeçmemelerini öğretelim. Bunları yaparken de Sokrates’in de belirttiği üzere erdem ile hareket etmeleri gerektiğini onlara öğretelim. Sokrates’in ölürken bile inandıklarından vazgeçmediği gibi gençlerimize de inandıklarına ve hayallerine sonuna kadar sarılmayı ve bu hedefler için çabalarından hiç vazgeçmemeleri gerektiğini anlatalım.

 

 

-- Adversting 6 REKLAM ALANI --




ETİKET :  

Tümü