Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Gülnur Gündoğan
NOKTA(LANMA)LAR
17.06.2020

 

Bazen ara vermek ve durmak gerek, daha çok ivme kazanıp kendini toparlaman için. Kemal Sayar da bu konuda kitabın başlığıyla müstesna bir kelimeyle özetlemiş aslında "Yavaşla". Çok zaman kazanmaya çalışıyoruz, dinlenmek için harcamaya çalışıyoruz. Yorulmanın hakkını yaptığımız işlerle değil, yaptığımız planlarla vermeye çalışıyoruz. Bu planlar verimsiz ama dışarıdan dolu gibi görünen etkinlikler. Bu yavaşlamanın önemini #evdekal'dığımız günlerde, biraz da kendime fazlaca yüklendiğim zamanlarda etrafımdaki eş dostla anladım. Bana hep "Dur!" biraz dediklerinde aslında "Kendini dinle, kendine vakit ayır, zaman kazanmıyorsun sadece oyalanıyorsun." dediklerini anlayamamıştım. Bir süre sonra dünyanın en büyük dertlerinin(!) sadece bende olduğunu düşünüp de vücudum tepki vermeye başladığı an "Tamam." dedim, "Kızım dur biraz!".  Zaman zaman kenara çekilmek ve yavaşlamak lazım. Herhangi bir bunalıma kendini zorla sokmadan, aldığın nefesin hakkını vererek...

***

Her neslin toplumsal bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü olduğuna inanıyorum. Bu aşamaları yaşarken hem genel anlamda milletlerin, hem de milletlerin arı dönemlerde yaşadığı olayların. İnsanlar için imtihan olduğu gibi global dünyada devletlerin de imtihan süreci. Her toplum layık olduğuyla yönetilir, diye bir söz vardı. Yönetici - toplum ilişkisi aynayla açıklamak daha mümkün. "Yeni normalleşme" sürecinde sürece tanıklık edeceğimiz çerçeveler iç içe geçmiş ve farklı açılardan oluşmakta. Sürekli konumlar değişiyor, ekonomi değişiyor, düzenin değişmesi ani. Sayamayacağım birçok olay daha... Uyum sağlanacak, belki de biz farkında olmayacağız çoğu değişikliğin. Kayıplar olacak, kazançlı çıkanlar olacak. Ama tarih bunların hiçbirini unutmayacak. Mesela kendini virüse yakalanmış gibi gösterip gündem yaratmaya çalışarak insanların vicdanıyla oynamayı unutmayacak. İnsanların işsiz kaldığı şu zorlu günlerde fiyatları haksız yere arttırıp alım gücünü zorlayan fırsatçıları unutmayacak. Sosyal medyada ya da bazı haber programlarında yayınlanan asılsız ve panik yaratıcı haberler paylaşıp insanları paniğe sevk eden kendini bilmezleri unutmayacak.

***

İnsan, insanın halinden anlamalı. Aynı duyguları yaşamayabilir, aynı tecrübelere sahip olmayabilir. Aynı fikirleri düşünmeyebilir de. Yeniliğe açık olmalı, öğrenme gayreti olmalı, empati kurmalı. Her şeyden önemlisi saygı duymalı. Muhabbet lazım, sevgi lazım, farkındalık lazım. İnsan bir süre sonra karşı koymaktan, kavga etmekten ve kendini/kendi fikirlerini savunmaktan yorulur. Aslında dinleyen biraz kibirli olmazsa anlatanın savunma ihtiyacı da kalmayacaktır. Mesajlarını hal diliyle, beden diliyle, bakışlarıyla ve esasında sözle zaten anlatıyordur. Tüm bunlara biz "iletişimsizlik" mi diyoruz?

 


Bu yazı 1764 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir


SON YORUMLAR

Bengises Gazetesi@ | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim