Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Ayten Deniz
ÇAĞIN VEBASI VİRÜS
12.04.2020

 

 

Allah (c), Kullarına Darlık ve Sıkıntılar Verip Hidayete Yönelmelerini İster, Şeytan İse Yaptıklarını

Süsleyerek Bundan Alıkoyar

Rabbimiz kurtuluş yolunu göstermek üzere Kitap ve Rasûl gönderdiği toplumlara türlü zorluk ve sıkıntılar vermek suretiyle de, onların Rasûllerin mesajına kulak verip yalnız Allah’a kulluğa dönüş yapmalarını kolaylaştırmak istemiştir.

 

– “And olsun, senden önce birtakım ümmetlere de Rasûller gönderdik. (Rasûllerini dinlemediler.)

Sonunda, yalvarsınlar da tevbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.”

(En’am,  6/42). – “Biz hangi memlekete bir Rasûl gönderdiysek oranın halkı yalvarıp yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir darlık (yoksulluk), zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.” (Â’raf,

7/94).

Bu ve bunun gibi pek çok ayetlerin ışığında bu olaya bakarsak Allah (c), bâtıl yoldan, yani şeytana, tağuta ve hevaya kulluk yapmaktan kurtulup Hak yoluna dönsünler, akılları başlarına gelsin, Allah’a sığınıp tevbe etsinler, hâllerini sorgulayıp Allah’a yalvarsınlar diye onlara belâlar, sıkıntılar gönderdiğini bildiriyor.

 

Yoksa haşa ki ALLAH kuluna elbette ki zulmetmez. Bir çoban düşününki kendi koyunları başkasının tarlasına girse nasıl ki onları oradan çıkarmak için taş

atar sopayla vurur bu onlar için zulüm müdür? Bu hareket onları yanlıştan döndürmek içindir.

 

Bizlerde Hak kelamdan uzaklaştık kendi nefsi emmaremize itaat edip şeytanın yoluna saptık. İnsan oğlu [ zelumen cehule] hem zalimdir hem cesur diye vasıflandırılmıştır. Zalimliğimiz öncelikle kendimize zulmetmekle başlar...

Oysa uymamız itaat etmemiz gereken rabbimizin emir ve yasaklarıydı  biz gaflet ettik nefsimizi rabbimizin yerine koyduk ve onun her dediğini yaptık.

 Bu davranışımızda cahilliğimizden yani ALLAH' ın varlığını birliğini bizden ne istediğini niçin yaratıldığımızı öğrenmeden hayatı gelişi güzel yaşadığımızdan kaynaklanmıyor mu? İnsanın kendini tanıması hem zaaf ve eksiklerini, hem de istidâd ve kâbiliyetlerini bilmesi demektir. İnsanın nereden gelip nereye gittiği, evvelinin ne olduğu, sonunun ne olacağı konusu da “kendini tanıma” kapsamına dâhildir.

 

Yusuf as boşuna mı Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).”

 

Anlamı: “Senden başka ilâh yoktur. Sen her türlü noksanlıktan, eşi-ortağı olmaktan uzaksın.

Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum” (Enbiyâ 21/87) niyâzında bulunmuştu.

 

İnsanı kendisine cezbederek kandıran dünyayı anlatan pek çok âyet-i kerîmeden bazıları şöyledir:

“Dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir” (el-En’âm, 6/32)

İyi bilin ki dünya hayatı ancak bir oyundan, bir eğlenceden, bir süs ve gösterişten, aranızda bir öğünmeden, mal ve evlatta çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki, onun bitirdiği ekinler çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kuruyuverir de sen onu sapsarı kesilmiş görürsün. Ardından da çerçöp hâline gelirler. Âhirette kâfirlere şiddetli bir azap, mü’minlere ise Allah’tan bir bağışlama ve rızâ vardır. Evet, dünya hayatı, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir.

 

Bu ayetlerin ışığında bu musibetten çıkarımımız

“RABBİM BANA DÖNÜN BANA YÖNELİN AHİRETİNİZİ

DÜŞÜNÜP ONA GÖRE HAZIRLANIN ŞİFRESİYEL BİZİ BİZE GETİRMEK İSTİYOR...”

 

Sağlık sıhhat ile lütfen evde kalın. Selam ve dualarım ile…

AYTEN DENİZ


Bu yazı 1043 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir


SON YORUMLAR

Bengises Gazetesi@ | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim