Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Gülnur Gündoğan
SANKİ "BİZE Bİ' ŞEY OLMAZ"
27.03.2020


 

            Sanki hiç bize bir şey olmaz. O kadar sağlamız ki hastalanmayız, hastalansak bile bizim gibilerine ya ender görülen bir hastalık gelir ya da biz zaten kuvvetliyiz hemen atlatıveririz(!).  Yaklaşık iki aydır dünyayı saran virüs vakasının ülkemize gelmesiyle birlikte alınan tedbirler sayesinde diğer ülkelere göre asgari sınırda kaldı. Can kaybı en azından şimdilik az ve bundan sonra olmamasını temenni ederken karantina süresinin dolmakta olduğunu ve belki de can kaybının daha da artacağını ihtimal dahilinde düşünmekte fayda var.

            Herkes 2020 yılının lanetli bir yıl olduğunu düşünürken gözden kaçırdığı olayları unutmamak lazım. Dünya haritasını önümüze serdiğimizde her bölgeye bir olaydan dolayı işaret koysak haritada boş yer kalmayacak. Suriye'deki savaş ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya göç etmeye çalışan insanlar iki sınır arasında sıkışıp kalırken canlarıyla savaşıyorlar. Her gün binlerce insan açlıktan canını kaybediyor. Depremlerin artmaya başlamasıyla ne oluyoruz, diyoruz. Avustralya'daki yangın ve hayvanların durumu... Saymaya zorlandığım daha birçok şey... 2020 yılı lanetli bir yıl olarak gelmedi aslında; bir uyarıcı yıl olarak geldi. Bir virüs, kadın erkek, genç yaşlı, zengin fakir diye ayırmadı. Kutsal topraklardan insanları uzaklaştırdı, hatta toplu halde camilerden bile uzaklaştırdı. Tarihten dinlediğimiz salgınların acısını şimdi daha iyi anlamaya başladık aslında. Hani mahşer gününde kimse kimseyi tanımayacak ya, şimdi de virüs gelse "önce can" diyerek birbirini tanıyacak mı insanlar? Hani kıyafetine bakıp iyi olup olmadığına göre kıstas yapanlar virüs geldiğinde de kıyafetine mi bakacak? Tedbir almaya çalışıyoruz. Okullarda öğrenci yok, telafisi yapılacak. Düğünler nişanlar iptal oluyor, telafisi belki yapılacak. Taziye evleri bile yasaklanıyor, insanların acısına ortak bile olunamıyor... Yani insanların birlik beraberlik içerisinde olmasını iyice anlatmak için, kötülüklere fırsat verilmemesini anlatmak için bir musibetin olması mı gerekliydi? Öyleymiş.

            Devletimizin yayındayım. Milletimiz şu süreçte denileni yapmalı ve hem kendi canı hem de diğerlerinin canını korumak için evde kalmalı, tedbirini almalı. Belki muhasebesi yapılarak nereye neyi koymalı, neye öncelik verilmeli düşünülür. Tedbiri fiziken alırken, psikolojik olarak da sağlam durmalıyız. Şuna inanıyorum ki Allah bize buradaki davranışımızı ve duruşumuzu da soracak. Vereceğimiz cevap kayda değer bir cevap olmalı. Bir de bu süreçte kitaplarla haşır neşir olmak lazım. Edebiyatın ve kitabın ruhu tedavi eden bir gücü var, değerlendirelim.


Bu yazı 1813 kez okundu.
sanalbasin.com üyesidir


SON YORUMLAR

Bengises Gazetesi@ | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim